Pavlus'un Hacer hakkında olumsuz dille konuşması hakkında.
Bazı Hristiyanlar, Pavlus'un mektuplarında Hacer'in soyunun (dolayısıyla Muhammed Peygamber'in) mirastan veya vahiyden payı olamayacağını iddia ediyor. Öncelikle ayetlere bakalım.
Kanunun hükmü altında olmak isteyen sizler, bana söyleyin, Kanunda neler yazdığını duymadınız mı? Örneğin, İbrahim’in biri hizmetçiden biri de özgür kadından iki oğlu olduğu yazılıdır. Fakat hizmetçiden doğan doğal şekilde, özgür kadından doğan ise bir vaat sonucu dünyaya gelmişti. Bunlar bir temsil olarak görülmeli, çünkü bu kadınlar iki ahit anlamına gelir. Biri Sina Dağındandır ve bu, kölelik için çocuk doğuran Hacer’dir. İşte bu Hacer, Arabistan’da bir dağ olan Sina’dır ve bugünkü Yeruşalim’in karşılığıdır; çünkü o, çocuklarıyla birlikte köle durumundadır. Fakat yukarıdaki Yeruşalim özgürdür ve bizim annemiz odur. Kutsal Yazılar şöyle der: “Ey çocuk doğurmayan kısır kadın, sevin; ey doğum sancısı bilmeyen kadın, sevinçle haykır ve çığlık at; çünkü terk edilmiş kadının çocukları, kocası olan kadınınkilerden çoktur.” Kardeşlerim, bizler de İshak gibi vaadin çocuklarıyız. (Galatyalılar 4:21-28)
Zaten ayetleri okuyunca Hacer ve Sara örneğinin Pavlus'un da değimiyle bir "temsil" yani benzetme olduğunu görüyoruz.
Eski Ahit Hacer'i, Yeni Ahit de Sara'yı temsil ediyor. Bunun İslamiyet ve Muhammed Peygamber ile ilgilisi yoktur. Eski Ahit bir nevi kölelikti Yeni Ahit ise bir özgürlük. Muhammed Peygamber dahil hepimiz vaadin çocuklarıyız.