BAKARA 75 VE TAHRİF
Öncelikle bu Kur'an ayeti olduğu için Müslümanlara hitap etmektedir
Hristyanlardan da Kur'an'ı yanlış anlayanlar için okunması önerilir.
Kuran Bakara 75: Şimdi onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Onlardan bir grup, Allah'ın kelamını dinleyip iyice anladıktan sonra, onu, bile bile çarpıtırlar.
Kur'an'ın Bakara 75. Ayetinde geçen ifadeler yüzyıllardır süren bir yanlış anlaşılmayı kendisiyle beraber getirmiştir.
O da Tanrı'nın sözünün Tahrif edilmesi meselesidir.
Bu konuda öncelikle bazı araştırdığım tefsirlerden bir alıntı yapmak istiyorum.
En eski tefsirlerden olan Taberi tefsirinin bu ayetin yorumunda şöyle der :
(Tabiinden) İbni zeyd "Tanrının sözünü işitirler sonra onu tahrif ederler" (Bakara, 75) ayetinin tefsirinde şöyle demiştir:
"Burada kastedilen, onlara indirilen Tevrat’tır; onu tahrif ederek helali haram, haramı helal, hakkı batıl ve batılı hak kılmışlardır. Eğer haklı olan bir kimse onlara rüşvetle gelirse, Allah’ın kitabını (onun lehine) ortaya çıkarırlar. Şayet haksız olan bir kimse rüşvetle gelirse, bu kez (tahrif ettikleri) o kitabı çıkarırlar ve o kişi bu kitapta haklı görünür. Ancak kendilerinden bir hak talep eden kimse rüşvet veya başka bir menfaat sunmazsa, ona (kitabın aslındaki gerçek) hükmü bildirirler."
Burada bahsedilen kişi tabiilerden birisidir. Sözü itibarlıdır. Bu kişi tahriften bahsederken iki kitaptan söz ediyor. Bahsettiği Tanrı'nın kitabı Tevrat'tır, diğer kitap ise çoğu zaman Tevrat'a aykırı olan Talmud'dur.
Bu kelimenin anlamı hakkında ise yine taberi tefsirinde şöyle açıklar:
Sonra onu tahrif ederler’ ifadesinden maksat ; metnin lafzını, muhtevasını ve tevilini aslından saptırarak değiştirmeleridir. Kavramın kökeni, bir nesnenin kendi doğal yönünden bir başka yöne doğru ‘inhiraf etmesi’ yani ekseninden kaymasıdır. Buna binaen ayetteki ‘tahrif’ fiili; bir sözü, delalet ettiği asli manasından ve gerçek bağlamından koparıp başka bir yöne evriltmek anlamına gelir. Allah , bu kimselerin söz konusu tahrifi, metnin asli tevilini ve hakikatin aslında ne olduğunu gayet iyi bilmelerine rağmen, bilerek ve kasten gerçekleştirdiklerini beyan etmektedir.
Peki bu Yahudiler kelimelerle nasıl oynamış. Eline Tevrat alıp bazı yerleri silip başka şeyler mi yazmışlar? Hayır!
Bunlar talmudda yani klasik yorumlarında ve hadislerinde ayetler üzerinde yorumsal oynamalar yapılmasıni meşru görmüş ve yapmışlardır. Talmud ve Midraş geleneğinde bu durum genellikle "Al Tikrei" (Öyle okuma, şöyle oku) yöntemiyle ifade edilir.
Bunun üzerinden örnekler verirsek Talmudda şunları görürüz:
1-Çocukların" yerine "İnşa edenler": Yeşaya 54:13'te geçen banayikh (çocukların) kelimesi için, "Öyle okuma, bonayikh (seni inşa edenler/bilgeler) olarak oku," denir. Barışın bilgeler sayesinde geldiği vurgulanır. (Berakhot 64a)
2-Miras"ın Sahipliği: Tesniye 33:4'teki "Miras" (Morasha) kelimesi, "Nişanlı" (Me'orasa) olarak okunur. Bu, Tevrat'ın sadece Yahudilere ait özel bir eş olduğu ve bir başkasının (centil/putperest) onu öğrenmesinin "zina" sayılacağı yorumuna zemin hazırlar. (Sanhedrin 59a)
3-İnsan" Sadece Yahudilerdir: Hezekiel 34:31’deki "Sizler benim koyunlarımsınız... siz insansınız" ayeti üzerine yapılan yorumda; "Siz (İsrail) 'insan' (Adam) olarak adlandırılırsınız, ancak dünyanın diğer milletleri 'insan' olarak adlandırılmaz," denilerek hukuki bir statü ayrımı yaratılmıştır. (Yevamot 61a)
4-Göz Yaşı" ve "Dua": Berakhot 32b. (Tapınak yıkıldığından beri dua kapılarının kapandığı ama gözyaşı kapılarının sadece Yahudiler için açık kaldığı anlatılır.)
5- Bilgelerin Otoritesi": Tesniye 17:11'deki "Onların sana söylediklerinden sağa sola sapmayacaksın" ayeti, "Sana sağın sol, solun sağ olduğunu söyleseler bile itaat edeceksin" şeklinde yorumlanarak ruhban sınıfına mutlak güç verilmiştir.
Yeruşalmi Peah 2:4.
6-Yalan Yere Yemin: "Bir Yahudi, bir Goy ile mahkemelik olduğunda, yerel kanunlara göre kazanabiliyorsa kazanır. Eğer Yahudi hukukuyla kazanabiliyorsa öyle kazanır. Eğer ikisi de olmuyorsa, yalan yere yemin ederek (hile yaparak) davayı kazanmalıdır."Baba Kamma 113a
7-Kutsal Kitap Yasağı: Sanhedrin 59a: "Tevrat çalışan bir Goy, ölümü hak eder; çünkü Tevrat bizim mirasımızdır, onların değil."