Aziz İstefanos'un Şehadeti
Elçilerin İşleri 7:59 - İstefanos taş yağmuru altında, "Rab İsa, ruhumu al!" diye yakarıyordu. (Kitab-ı Mukaddes Şirketi Çevirisi) Teslisçi Hristiyanlar, bu ayetten yola çıkarak Aziz İstefanos'un ölmeden önce İsa Mesih'e "ruhumu al!" diye seslenip dua ettiğini ve bu durumun İsa Mesih'in Tanrılığının bir kanıtı olduğunu söylemektedirler. Fakat işin aslı öyle değil. İlk olarak, bu ayetin 'çevirisinde' Aziz İstefanos'un yakardığını görüyoruz. İsa Mesih'e dua edilmesi durumu ise Kutsal Kitaplar açısından sakıncalı bir durumdur;
Mezmurlar 143:6 - Sabahları duyur bana sevgini, çünkü sana güveniyorum; bana gideceğim yolu bildir, çünkü duam sanadır.
Matta 6:6 - Ama siz dua edeceğiniz zaman iç odanıza çekilip kapıyı örtün ve gizlide olan Babanız'a dua edin (...)
Matta 6:9- Bunun için siz şöyle dua edin: Göklerdeki Babamız, Adın kutsal kılınsın.
Koloseliler 1:3 - Sizler için dua ederken Tanrı'ya, Rabbimiz İsa Mesih'in Babası'na her zaman şükrediyoruz.
Filipililer 4:6 - Hiç kaygılanmayın; her konudaki dileklerinizi, Tanrı'ya dua edip yalvararak şükranla bildirin.
Kur'an 4:172 - Mesih, Allah'a kul olmaktan geri durmaz (...)
Kur'an 13:14 - Doğru dua, yalnızca Allah'a yapılandır. Allah ile aralarına koyup dua ettikleri, onlara hiçbir şekilde karşılık veremez (...)
İkinci olarak, Aziz İstefanos eğer böyle bir şeyi kastetmiş olsaydı. Çok büyük bir günah işlemiş olurdu. Ama bu çeviride anlam tahrife uğramıştır. Buradaki durumu daha iyi anlamak için Türkçe bir örnek vereceğim; "almak" ve "kabul etmek" ifadelerinin TDK sözlüklerindeki anlamlarına bakalım:
1) Almak: Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. - nesnesiz; İçine sığmak: Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır. - nesnesiz; Bir şey kendine ulaştırılmak, iletilmek: Mektup almak. Haber almak.
2) Kabul etmek: Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Yanına, katına alma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma. Bu iki ifade arasındaki fark; almak ifadesinin, alıcının iradesini vurgulaması; kabul etmek ifadesinin ise vericinin iradesini vurgulamasıdır. Örneğin; - Hamza, masadaki kitabı aldı. (Hamza kendi isteğiyle eylemi gerçekleştirir ve kitabı tutup alır.) - İbrahim, Kerem'in verdiği kitabı aldı. (İbrahim, kendisine sunulan bir şeyi rızasıyla, onaylayarak alır.)
Yunanca içerisinde de bu örneğe benzer ifadeler bulunmaktadır. Her birinin farklı anlatışları vardır. Bir ifadeyi bir başkasını anlatmak için kullanamazsınız. Yani tıpkı Türkçe örnekteki gibi alıcının iradesinin vurgulandığı bir yerde, vericinin iradesinin vurgulandığı ifadeyi kullanamazsınız. Yunanca'da "almak" anlamına gelen 3 ifadeyi inceleyelim:
1) δέχομαι (Déchomai): Kabul etmek, almak. (Verici irade)
2) λαμβάνω (Lambánō)*: Almak, aktif olarak tutmak. (Alıcı irade)
3) αἴρω (Aírō): Almak, alıp götürmek, kaldırmak, yükseltmek.
Elçilerin İşleri 7:59 ayetinde kullanılan ifade ise δέχομαι (Déchomai) ifadesidir. 1. accept, receive δέξαι dexai receive V-AMM-2S δέξαι (dék-sai), Antik Yunanca bir fiil formudur. δέχομαι (déchomai) fiilinin 2. tekil kişi, aorist zamanlı (geçmişlik içeren, tamamlanmış eylem), emir kipli hâlidir. [*] λαμβάνω (Lambánō) ifadesi tekrar karşımıza çıkacak. Aklınızda tutun!
Aramice:"محد Qebbel)" Arapça: QBL, İbranice: KBL -
ifadesi, "kabul etmek" anlamına gelir. Peşitta, İncil'in Aramice'nin bir lehçesi olan Klasik Süryanice dilindeki baskısıdır. δέχομαι (déchomai) ifadesinin geçtiği örnek İncil ayetleri;
Markos 9:37 - (...) "Böyle bir çocuğu benim adım uğruna kabul eden, beni kabul etmiş olur. Beni kabul eden de beni değil, beni göndereni kabul etmiş olur."
Matta 10:40 - Sizi kabul eden beni kabul etmiş olur. Beni kabul eden de beni göndereni kabul etmiş olur.
Luka 8:13 - Kayalık yere düşenler, işittikleri sözü sevinçle kabul eden, ama kök salamadıkları için ancak bir süre inanan kişilerdir (...)
Filipililer 4:18 - (...) Epafroditus'un eliyle gönderdiğiniz armağanları alınca bir eksiğim kalmadı (...)
Üçüncü olarak, ayette Aziz İstefanos'un, İsa Mesih'e yakardığı yazmaktadır. Ancak ayette geçen "ἐπικαλέω (Epikaleō)" ifadesi yakarış anlamına gelmemektedir. ἐπικαλέω (Epikaleō): Çağrı, hitap etmek, adres, seslenmek, başvurmak. ἐπικαλέω (Epikaleō) ifadesinin geçtiği örnek İncil ayetleri;
Elçilerin İşleri 25:11 - (...) Davamın Sezar'a iletilmesini istiyorum.
Elçilerin İşleri 25:25 - (...) Yine de, kendisi davasının İmparator'a iletilmesini istediğinden, onu göndermeye karar verdim.
Elçilerin İşleri 26:32 - Agrippa da Festus'a, "Bu adam davasını Sezar'a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi" dedi.
Elçilerin İşleri 28:19 - Ama Yahudiler buna karşı çıkınca, davamı Sezar'a iletmek zorunda kaldım (...)
İncil'de dua anlamına gelen ifade ise προσεύχομαι (Proseuchomai) ifadesidir. Dua etmek, ibadet etmek, temenni etmek, yalvarmak anlamlarına gelen ifadedir. προσεύχομαι (Proseuchomai) ifadesinin geçtiği örnek İncil ayetleri;
Matta 5:44 - Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin.
Matta 6:5 - Dua ettiğiniz zaman ikiyüzlüler gibi olmayın. Onlar, herkes kendilerini görsün diye havralarda ve caddelerin köşe başlarında dikilip dua etmekten zevk alırlar. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır.
Matta 6:7 - Dua ettiğinizde, putperestler gibi boş sözler tekrarlayıp durmayın. Onlar söz kalabalığıyla seslerini duyurabileceklerini sanırlar. Elimizdeki bilgileri derlediğimiz zaman;
1) δέχομαι (Déchomai) ifadesinin "kabul etmek" manasına geldiğini, verici iradeyi kastettiğini, Peşitta gibi bir çeviride de bu ifadenin "kabul etmek" manasında çevrildiğini görüyoruz ve bu ifadenin kabul etmek manasına geldiğini diğer İncil ayetleri ile destekliyoruz.
2) ἐπικαλέω (Epikaleō) ifadesinin "çağrı" manasına geldiğini görüyoruz ve İncil ayetleri ile destekliyoruz.
3) προσεύχομαι (Proseuchomai) ifadesinin "dua" manasına geldiğini görüyoruz ve İncil ayetleriyle destekliyoruz. Çağrı; bir kişiye ya da otoriteye yöneltilen sesleniş.
Tüm bunlara bakıldığında; Aziz İstefanos'un aslında ruhumu al değil, ruhumu kabul et dediğini görüyoruz. Peki neden böyle bir şey söyledi?
1) Mahkemelere verilip valilerin, kralların önüne çıkarılacak ve tanıklık edeceksiniz (Matta 10:17-18).
Aziz İstefanos ise mahkemeye çıkarılıp tanıklık etmiştir.
2) Herkes sizden nefret edecek. Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktır (Matta 10:22).
Aziz İstefanos'un tebliğ yaptığı insanlar ondan nefret etmiş ama o sonuna kadar dayanmıştır.
3) Bedeni öldüren, ama canı öldüremeyenlerden korkmayın (Matta 10:28).
Aziz İstefanos korkmamıştır.
4) İnsanların önünde beni açıkça kabul eden herkesi, ben de göklerdeki Babam'ın önünde açıkça kabul edeceğim (Matta 10:32).
Aziz İstefanos denilenleri yapmış ve İsa Mesih'e ruhumu kabul et demiştir. Aziz İstefanos'un istediği şey Tanrı'nın önünde, İsa Mesih'in onun lehine şahitlik etmesidir.
5) Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir. Canını benim uğruma yitiren kurtulacaktır (Matta 10:38-39)
İstefanos bu uğurda canını vermiştir.
İncil'in ilk Türkçe çevirisi olan 1665 yılında basılan Ali Ufki Bey çevirisinde bu ayet aşağıdaki şekilde doğru çevirilmiştir.
Resullerin İşleri 7:59 "İstefanı taşlarlar idi ol ki Hazret-i İsâya istid â ėdip ya Rabb İsâ rûhumu kabûl eyle der idi "
Modern Türkçe çevirisi: İstefanos taşlanırken İsa Hazretlerine yüksek sesle "Efendimiz İsa, ruhumu kabul et!" diye çağrıda bulunuyordu. (Elçilerin İşleri 7:59)
"λαμβάνω (lambánō)" fiilinin ilerleyen kısımlarda yeniden karşımıza çıkacağını belirtmiştim. Septuaginta'da bu kelimenin geçtiği ayetlerden birini birlikte inceleyelim:
Yunus 4:3 - Ya RAB, lütfen şimdi canımı al. Çünkü benim için ölmek yaşamaktan iyidir.
Görüldüğü gibi Yunus doğrudan Tanrı'ya sesleniyor ve O'na "canımı al" diyor. Burada kullanılan fiil tam olarak "λαμβάνω (lambánō)"dur. Çünkü canı ya da ruhu alan, doğrudan Tanrı'dır. Eğer ki Aziz İstefanos, İsa Mesih'in gerçekten kendisinin canını almasını isteseydi. δέχομαι (Déchomai) fiilini değil, λαμβάνω (lambánō) fiilini kullanırdı. Bu da Aziz İstefanos'un, İsa Mesih'ten canını kendi elleriyle almasını istemediğinin bir başka kanıtıdır.
Sonuç olarak; Aziz İstefanos'un aslında İsa Mesih'in söylediklerini yaptığını ve bu uğurda canını verdiğini anlıyoruz. Aziz İstefanos, Elçilerin İşleri 7:59 ayetinde İsa Mesih'e dua etmemiş ve ondan ruhunu almasını istememiştir. Onun istediği şey İsa Mesih'in, Tanrı'nın önüde kendisini kabul etmesi, onun lehine şahitlik etmesidir.